RİZE
Rize, Doğu Karadeniz Dağlarının eteklerinde kurulmuş olan şirin bir ilimizdir. Ülkemizin en küçük illerinden biri olan Rize, sanki buna inat sayısız doğal güzelliği bünyesinde barındırmaktadır.Kendine has bir iklimi olan Rize'nin her mevsimi bol yağışlarla geçer. Bu yağışlar nedeniyle gür çam ormanları ile çevrelenir. Yeşilin her tonu hiçbir zaman eksik olmaz. Dağlık bir coğrafyaya sahiptir dağların yamaçlarından süzülen kar suları birleşerek yaz, kış suyu eksik olmayan dereleri oluşturur.
Bu dereler boyunca kurulmuş sayısız alabalık çiftlikleri vardır. Ayrıca Akdeniz sahillerini aratmayacak kadar güzel bir sahil şeridine sahiptir Rize.Trabzon havaalanına 74 km mesafede olan ilimize sahil yolundan ulaşılınca İyidere deresi sizi karşılar, bu dere boyunca yukarılara doğru çıkıldıkça yeşilin tonu hızla koyulaşır İkizdere ilçesi şifalı içme suları, Pamukkale’yi aratmayan ılıcası ve özellikle bahar ve yaz aylarında sayısız çiçek ve kuş türünü barındıran anzer yaylasıyla sizleri karşılar. Dünyaca meşhur Anzer Balı da bu bölgede üretilmektedir. Son yıllarda bu vadilerde yamaç paraşütü ve derelerinde rafting sporları yapılmaktadır. Daha ilerileri gidildikçe 2300 metre rakımıyla Rize - Erzurum sınırında bulunan Ovit Dağı geçidine ulaşılır. Bu geçit kış aylarının büyük bir kısmında yoğun kar nedeniyle ulaşıma kapanmaktadır. Yaz aylarında ise dört mevsimi aynı günde yaşamak mümkündür burada. Rize'nin tüm ilçelerinin kendine özgü bir yapısı vardır. Bu kendine özgü yapı insanlarına da yansımıştır öyle ki ilçeler arasında şiveler bile farklılaşır. Ama Karadeniz’e has o haşin ve şakacı kişilik tipi değişmez. Adını yerli yabancı basında sıkça duyurmuş olan Fırtına Vadisi Çamlıhemşin ilçemiz sınırlarındadır. Fırtına Vadisi içinde bulunan Ayder Yaylası Ülkemizin üçüncü en yüksek dağı olan Kaçkar dağı yolu üzerinde olduğundan bu bölgeyi ziyarete gelen yerli yabancı pek çok turistin uğrak yeri olmuştur. Ayrıca termal kaplıcasıyla da şifa kaynağıdır. Doğal hayat bozulmadan inşa edilmiş pansiyon ve otelleri ile görülmeye değerdir. Tabi buralara gelipte meşhur Muhlama ve Kırmızı Pullu Alabalığından yemeden gitmek olmaz.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

















































































































































































